Fatma Karahasanoğlu


DEDİKODU

Bir köyde yaşayan bir kadın, komşularından biri hakkında duyduğu bir sözü diline dolamıştı.


                       DEDİKODU 

 

                    Bir köyde yaşayan bir kadın, komşularından biri hakkında duyduğu bir sözü diline dolamıştı.

Öyle ki, nerede bir kulak bulsa aynı dedikoduyu fısıldıyor, her defasında sözlerine yeni bir ayrıntı ekliyordu.

Aradan çok geçmeden, birkaç gün içinde bütün köy bu dedikoduyu konuşur oldu.

Hakkında konuşulan kişi ise olan biteni duyduğunda derinden sarsıldı.

Kalbi kırıldı, onuru incindi, başını kaldıracak hâli kalmadı.

Dedikoduyu yayan kadın, zamanla yaptığı hatanın farkına vardı.

Vicdanı onu rahat bırakmıyordu.

Pişmanlık içinde, köyün bilgesinin kapısını çaldı ve titrek bir sesle sordu:

— “Sözlerimle bir insanı yaraladım. Bu hatayı nasıl telafi edebilirim?”

Bilge, kadına dikkatle baktı ve şöyle dedi:

— “Pazara git. Bir tavuk al, kestir. Eve dönerken tüylerini yol ve yol boyunca yere bırak.”

Bu tuhaf öğüt kadını şaşırtsa da, bilgenin sözünü dinledi.

Tavuğu aldı, tüylerini yoldu ve evine dönerken rüzgâra bırakarak yola serpti.

Ertesi gün bilgenin yanına tekrar gitti.

Bilge bu kez şöyle dedi:

— “Şimdi git ve dün yere attığın bütün tüyleri topla, bana getir.”

Kadın aynı yoldan geçti.

Fakat rüzgâr, tüylerin çoğunu çoktan savurmuştu.

Kimi çalılara takılmış, kimi tarlalara dağılmış, kimisi ise gözden kaybolmuştu.

Saatler süren arayışın sonunda elinde yalnızca birkaç tüyle geri dönebildi.

Bilge, kadının avucundaki tüyleri işaret ederek konuştu:

— “Gördün mü? Tüyleri yere atmak kolaydı ama geri toplamak imkânsız.Dedikodu da yaydan çıkan ok gibidir.

Söylemek ne kadar kolaysa, verdiği zararı onarmak da o kadar zordur.

Bazı sözler bir kez ağızdan çıktı mı, rüzgâr gibi dağılır.Ve artık geri dönmez.”

          Söz dokuz boğumdan geçer. Onun için dudaklardan sözler dökülmeden önce iyi düşünülmelidir. Söz ağızdan bir kez çıktı mı artık geri dönüşü yoktur. 

Dedikodunun ne kadar kötü bir şey olduğunu hikayede, bir kez daha gözler önüne serildi. Vicdanın  ne kadar rahatsız olduğunu da, yine hikayede açık şekilde gördük.